21 Eylül 2010 Salı

Mis Karadenizim

Şu aralar durup durup aklıma köy geliyor. Şimdi ne kadar da güzeldir orası, yemyeşildir akşamları soba yakılacak kadar serindir, tatlı rüzgarlar eser. Odun ateşinde közlenen mısırın tadı burdakilerle kıyas bile olmaz. Bayramda gidecektik ama farklı durumlar ortaya çıkınca kısmet olmadı gitmek, biletlerimizi açığa aldık artık kısmet ne zamansa o zaman gideriz inşallah. (Ki normalde koci çok daha hevesliydi gitmek için benimse bi nevi işime gelmişti gitmemek ama ne olduysa bilmem şimdi de bi özlem bi özlem bendekide hayırdır inşallah.?!)  Hatta geçen akşam salataki bir salatalıktan başlayan muhabbet benim emekli olunca köye yerleşicem fikrimle kocayı dumura uğratarak son buldu. Bıktım artık doğal tekbirşey bile yiyememekten yaw, iki günde büzülüp çürüyen salatalıktan, dışı kıpkırmızı içi sapsarı odun gibi domatesten.  Hele bu yaz bana mı denk geldi bilmem ama kocca yaz boyunca ne kadar arayıp taradıysam da normal tatda bir domates bulamadım. Nedir bu yaa, gözünü hırs bürümüş üreticilerin kurbanı olmaktan bıktık yaw. Köye yerleşicem, bahçe yapıcam kendime, kendim ekip kendim biçicem diye diye kocanın da kafasını ütüledim bi güzel. O da şaşkın ama canına minnet gözlerle dinledi beni.
Hah bi de köy yemeklerine sardım bu ara, yok yok cidden hayra alamet değil ki normalde ben evde pişse burun kıvırırdım ama şimdi canım nasıl istiyor, misal bu akşam eve gidince mısır ekmeği yapıcam :) Geçen babaanneme gittiğimde hamsili patatesin yarısını yutup, kalanını da paket yapıp eve getirmiştim. Noluyo yaw, yaşlandıkça özüme mi dönüyorum ne? :)

15 Eylül 2010 Çarşamba

Bahar

Günler birbirini kovalıyor, eylül geldi yarılandı bile.
Sonbahar arkasından kış ve onunda arkası benim de baharım olur inşallah :)

8 Eylül 2010 Çarşamba

Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun



Geldik Ramazan-ı Şerif'in sonuna.. Yarın Bayram..
Mevlam seneye de Ramazan'a sağlıkla kavuşmayı nasip etsin. Gönüllerimizden, evlerimizden Bayram coşkusu eksik olmasın inşallah.
Bugünü buruk geçiren aileler var, bunlardan biri Nehir'in ailesi. Bugün Cennete uğurlanıyor o küçük melek. Başından beri takip ettiğim tedavi sürecinin sonu böylesi nasipmiş. Mevlam o küçük Meleğin ailesine sabırlar versin inşallah.

**

Hepimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı mübarek olsun. İyi Bayramlar..

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Hal-i hayat

* Günler geçiyor, Ramazan-ı Şerif'in ortalarına geldik bile.
* Bense ne ordayım ne burda, bir tuhaf halde zamanın akıp geçmesini bekliyorum.
* İş inanılmaz sıkıcı bugünlerde, departmanda bir sessizlik bir munislik hakim ki bu da uykumuzu getiriyor fena halde.
* Ama aralarda 10 dakikalık dinlenme kaçamakları da yapmıyo değiliz
* Bu Ramazan sadece iki iftar daveti verebildim, ki biri hiç davet sayılmazdı resmen gelenlere iş yaptırdım.
* Şirket iftarımız oldu çok güzel bir mekanda. Önümüz havuz arkamız deniz, gün batımı müthiş, İstanbul hakikaten güzel.
* Akşam İz tv'de bi gezi/tarih programı izledim, Süleymaniye civarlarını anlatan. İki amca hem geziyor hem tarihi mekanlar hakkında bilgi veriyordu. Vakt-i zamanında bir yazımızı staj yaparak geçirdiğimiz mekanları görmek izlemek çok güzeldi. Taa çalıştığımız odayı, içinde bulunduğumuz odadaki el yapımı işlemeli dolapları gösterdiler, evet dedim bende oturmuştum o masada, o odada bulunmuştum. Sonra staj bitimi gittiğimiz eskinin zebhanesi, şimdiki adıyla Lale Bahçesi (yanlış hatırlamıyorum dimi İpli Hanımcım?), nargileler falan nostalji oldu bana kaç sene öncesine gittim. Süleymaniye caminin bahçesine oturup yediğimiz öğle yemekleri, radyoda sürekli arabesk dinleyen amca .. Neler neler geldi aklıma. Hey gidi günler dedim..
* Imm başka başkaa,  kafam, ruhum çok meşgul..
* Bu kadar..

11 Ağustos 2010 Çarşamba

HOŞGELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN

Hayırlarla, güzelliklerle, maneviyatla, ibadetle dolu dolu bir ay geçirmemiz dileğiyle...

10 Ağustos 2010 Salı

ruh halleri

Ben bir oğlak burcuyum. Oğlak burcları genellikle karamsardır. Bir konunun olumlu taraflarını değilde genelde olumsuzluklarını görürler çoğunlukla. Olur mu olmaz mı, olası olumsuzluklar, türlü ihtimaller vs. vs. döner durur kafamızın içinde.. Mantık ağır basar çoğunlukla ama duygusallık ta vardır derinlerde bir yerlerde. Bu insanı yoran birşey. Şahsen ben yoruldum artık. İnsan hep mi olumsuz düşünür yaa. Hiç mi bırakamaz kendini akışına? Hiç mi iyi şeyleri kendine hak görmez. Nedir bu? Ne zaman amaaaan deyip rahatlayacağım, gamsız olmak istiyorum biraz, geniş ruhlu olmak, herşeye takılmamak. Artık bu huyumu değiştirmek istiyorum farkettim ki ben böyle olumsuzluklara takılınca olumlu şeyleri de kaçırıyorum, günü kaybediyorum. Kendimden daraldım yaw..

6 Ağustos 2010 Cuma

Nerelerdeyim

Buralardayım, bu sessizliğin bir sebebi yok, sadece tembellik. Hafta başında 3 gün yıllık iznimden kullandım. Evde pinekledim. Hiiiiiç bişey yapmadım, sadece kitap okudum, tv izledim, arkadaşlarımla görüştüm. Evin hali duman ama kimin umrunda, zaten sıcaklardan pelte gibiyim, hiç bişey yapasın yok, yemek bile yapmıcam mecbur olmasam o derece.. Tembellik modumdayım :)  Neyse ki Ramazan geliyo, az kaldı o zaman ister istemez normal moda döniciiz :p
Yaz geldi geçiyor bi tatile gidemedik koca kişisi sağolsun ona uyan tarih bana uymadı, bana uyan ona.. kaldık öööle. Ama bayramda bi Karadeniz yapıcaz tatil kısmından saymıyorum bunu, böyükleri ziyaret babında olacak. sonrasında inşallah Ekim gibi biyerlere gideriz umarım.
Kurs devam ediyor, öncesinde çok istediğim şey gerçekleşince niye saldım bilmiyorum, itiraf ediyorum itekleyerek gidiyorum kursa hele de pazar günleri :p