haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2010 Pazartesi

Haftasonu, Bayram

Çok dolu bir haftasonuydu geride kalan. Cuma akşamından başladı yoğunluk, F'in bir arkadaşının nişanına davetliydik, iş çıkışı doğrudan oraya geçtik, ben çok eğlenemesem de genel olarak hoş bir ortamdı.
Cumartesi sabahı ise erkenden kalktık, günün planı ne zamanır yapmak istediğimiz ev içi değişiklikleri yapmaktı ve tabi bu arada evi de temizlemek..
Önce F.'le ikimiz giriştik işe daha sonra sevgili kardeşceğizim de geldi yardıma, ağır şeyleri taşımaya söküp takmaya, enn sonunda ablam da dahil olunca temizlik kısmına işler epey kolayladı, sağolsun annem de yemek konusunda lojistik destek sağladı :) Sonrasında bizim evi olduğu gibi birakıp -ki epey toparlanmıştı- ablama göçtük topluca, o da ev taşıyor alt kattan üst kata, onun da taşınacak ağır şeylerini taşıdılar beyler. Ordan tekrar bize geçtik beyler maç izleyeceği için, trafik yoğundu yani ve ben feci ama feci yorulmuştum. Kalan işleri falan bırakıp direk sızdım kaldım.  Pazar günü ise yine ve yine temizliğe devam ettim sağolsun F.'de yardımlarını hiç esirgemedi, ki zaten yardım eder sağolsun, şu halimde ise yapabileceğim işlerde bile beni geri püskürtüyor :) Öğlene kadar işlerimizi bitirdik ve sonrasına da bir akraba ziyareti sıkıştırdık, F.'in halasını görmeye gittik, ordan çıkınca kendimizi Via.Port'a attık. Ben bir eşarp aldım A.ker'den. Gr.atis'ten de kakao yağı aldım malum çatlaklar için..
Bugünse herkes tatildeyken biz çalışıyoruz, bir kaç acil işin dışında elim işe gitmiyor ne yazıkki..

Herkese mutlu, güzel, sevdikleriyle bir arada bir bayram geçirmelerini diliyorum. Hepimizin mübarek
Kurban Bayramı kutlu olsun..

12 Ekim 2010 Salı

Epeydir haftasonu özetleri yazmıyordum blogcağızıma da gereken özeni gösteremediğimin de farkındayım bu aralar. Neyse silkelenelim, kendimize gelelim bakalım.
Haftasonundan başlarsak eğer Cumartesi uzunca bir dr ziyareti yaptık kontrol, tahlil derken hastaneden çıkmamız saat ikiyi buldu. Hazır dışarıdayken bi de Real turu yapalım dedik. Gezdik dolaştık ben kendime kısa günün karı babında bir bluz bi de spor papi aldım ardından yemeğimizi de yeyip evimize yollandık. Ertesi gün sınava girecek olan ben değilmişim gibi bi rahatlık bi bohem hayat :) Tabi eve gelince beni hafiften sınav stresi sarmaya başladı. Ne sınavı diyecek olursanız efem ben ingilişçe kursuna gidiyorum da gireceğimiz sınav da kur atlama sınavı. Son zamanlarda zaten kursa düzenli gidememiştim bilmediğim bir çok konu var ama ben çalışmak yerine gezmekle meşgulüm. Tam tembel işi. Eve gelince tüm ders materyallerini toplayıp koltuğuma konuşlandım evin beyini de uyardım tv açmak yok ses çıkarmak yok ders çalışıcam!. Benim bu motive halim toplasan ancak yarım saat tuttu, sonrası mayışan gözler, yorgun beden uyku çok daha cazip geldi, yemişim sınavını deyip battaniyemle bütünleşik uyku moduna geçtim.
Pazar sabah sınav 10'da olunca 8'de kalktım güzel bi kahvaltı hazırladım kendime hazırlandım yola koyuldum. Akşamki tembelliğin vicdan azabı sabah sardı beni, çalışmadım yaa ben diye diye gittim kursa. Ama kolay sorarlar herhal diyerek kendimi de avutuyorum bi yandan. Sınav kağıtları önümüze bi geldi, anaam çakıldık resmen, zordu epey normalde umursamam ama bu sınav sonucu şirketime de gidecek rezil olmak var yani işin ucunda. 2 saat sonunda kağıtları teslim ettik (6 sayfaydı). Kurstan arkadaşla kendimizi pizza hut'a attık. öğleden sonra da ders vardı gelmişken kalayım dedim yani kursta akşam ettim. Dönüşte de ablama uğradım sonra eve gelip biraz evi hale yola soktum. Bi haftasonuda böyle geçmiş gitmiş oldu.

**

İyi haber: Rezil olmamışım sınav sonucum 80. :)

**

Bugün işyerindeki bir işgüzara kızmakla kızmamak arasında gidip geliyorum. Fani şeyler bunlar deyip geçiştirmeye çalış diyor bir yanım, diğer yanımsa ona noluyor, haddini bildir demekten kendini alamıyor. hayrolsun inşallah.

**

Akşama kaç saat var?

23 Temmuz 2010 Cuma

geldik haftanın sonuna

Yarın kurs, sonrasında bir nikah.
***
Sıcak, nem, kalabalık, gürültü hepsi bir arada.
***
Yaşlanıyormuyum ne artık kafam hiç gürültü kaldırmıyor, biz küçükken fazla kudurduğumuz zaman babaannem "sükut durun" derdi. Şimdi ben de sokakta çığıran çocuklara, vır vır konuşan insanlara bağırasım geliyo aynı cümleyi.. Anlamazlar gerçi ama.. olsun..
***
İnsanlar kınadıkları şeyi yapmadan ölmezlermiş :)
***
Limango'dan bir örtü almıştım, bugün geldi. Rezalet. Bir kere resimdeki canlı renklerle alakası yok ve rutubet kokuyor ve bazı yerlerde sararmalar var. Yani böyle bir ürünü yollamak ne kadar etik? Gerçi Limango'nun bi kabahati yok aracı konumundalar ama sinir olmamak elde değil. Gerisin geriye yolladım..
***
Akşam iş çıkışı minik kuzumu ziyarete gideceğim, parmak kadar yeğenim parmağından ameliyat oldu. Ailede ameliyat serisi başladı, inşallah bu son olur, Rabbim beterinden korusun. (Amin)

6 Temmuz 2010 Salı

Haftasonu raporu

Cumartesi günü Kocito'nun kardeşceğizinin doğum günü münasebetiyle dışardaydık. Sürpriz neyin yaptık, çaktırmamaya çalıştık galiba da başardık. Eve geldiğimizde saat 12'yi geçiyordu.. Yorgunluktan sızıp kaldık.
*
Pazar günü ise bizim de dahil olduğumuz bir grup yurdum insanı  şile sahilinde iğne atılacak yer bırakmamıştı. Bi kalabalık bi kalabalık, ormanda piknik yapacak masa, plajda havlu serecek yeri zor bulduk, napsın ahali yanan şehirden kaçıp serinlemeye gelmişti.. Biz üç aile olarak güya erkenden gittik ama biz gittiğimizde her taraf dolmuştu. Kahvaltı yapacak yeri zor bulduk netekim. Ben çok fazla denize girmesem de güzel bir değişiklik oldu, deniz havası almış olduk..
*
Kardeşim askerliğini tamamlayıp geldi :)
*
Annem memlekete gitti :(
*
Böle işte..

28 Haziran 2010 Pazartesi

Gezenti




Ben bu haftasonunda çok gezdim, çok yoruldum, çok temizlik yaptım, çok yemek yaptım ve çok kişiyi ağırladım.
Herşeyi bi haftasonuna sıkıştırmanın bedeli olarak da şuan gayet yorgunum, etrafıma boş ve melül gözlerle bakıyorum.
Cumartesi günü iş çıkışı anneciğimle buluşup kendimizi pazar gezmelerine vurduk, bizim semtin yakınlarına meşhur ulus pazarı taşınınca bi gidelim görelim dedik. ama pazarın yeri hususunda aldığımız tarif çok yüzeyseldi, nitekim bi yarım saat yürüdükten sonra anca ulaşabildik. Hatta yolda iki ablaya sorduk, bizde o tarafa gidiyoruz takip edin bizi dediler, bizde takıldık peşlerine, yolda giderken ablalarla işi geyiğe vurduk iyice, ben diyorum bunlar böbrek mafyasından olmasın, onlar diyo takip edin bizi sizi dağ başına götürücez :p, sohbet muhabbet ede ede yürüdük. sağolsunlar tam pazarın dibine kadar götürdüler bizi. 2 saat pazar gez, dönüşte de aynı yolu yürü, eve bitik bi vaziyette ulaştım. Dinlenmeye ne hacet, ertesi güne 20 kadar misafir gelecek ve evin hali rezalet. O yorgunlukla kalkıp ev temizledim sildim süpürdüm sağolsun kocito da yardımlarını esirgemedi. saat 10'dan sonra mutfağa girdim, 01:00 de çıktım ama ayakta duramayacak haldeydim.

Dün de bütün gün mutfaktaydım desem yeridir. Misafirlerim geldiğinde herşey hazır ve nazır idi. 7 çift + 3 çocuk + 2 tekil şahıs :) olarak toplamda 19 kişiydik. Arkadaş grubumuz olunca ve herkes yaşıt olunca keyifli geçti. Yalnız şunu anladım bir çocuk 3 yetişkine bedelmiş :)

Velhasıl-ı kelam çok yoruldum ama değdi..

An itibariyle akşam olsa da eve gitsem modundayım..

ps: Bugün dışarda çokça kelebek var. Onlarca.. Bi sebebi mi var acep?

17 Haziran 2010 Perşembe

Bugünlerde..

Bu hafta biraz yoğun biraz karışık ve fazlasıyla sıcak geçmekte..
Haftasonu yatılı misafir vardı. Sevgili kocam kişisinin kardeşi ve kuzeni Cuma akşamından geldiler. Kuzen Cumartesi öğleden sonra gitti, kardeş bir akşam daha kaldı (ki bir gün daha kalsa idi sanırım kapışacağıdık) böyle rahat, buyurgan bir tip olamaz, küçük de değil üniv. 3'te okuyor ama beşeri ilişkileri ve hele de bayanlara karşı nezaket noktasında çok eksikleri var. Bi de bu aralar genel olarak benim tahammül sınırım düştüğünden arıza çıkmasına ramak kaldı nerdeyse. Pazar gününün geri kalanını ablam ve bir çift arkadaşımızla piknik yaparak geçirdik ablamlara yakın bir gölcük etrafında. İyi geldi bünyeye ne yalan söyleyeyim. Biraz değişiklik oldu. Bunalım bünyem azcık nefes aldı.
Pazartesi çalışıp Salı ve Çarşamba izin aldım (yıllık iznim giderek eriyor). Babam ameliyat oldu dün. İki gün hastaneye gidip geldik maaile. Bugün çıktı hastaneden şimdi evde dinleniyor. Çok şükür iyi geçti ameliyat ve bir sorun yaşanmadı.
Bugün işteyim, biriken işler var ama ben hala işe konsantre olamadım. Sabahtan beri elzem olanları yapıp bloglar arasında turlamaktayım. Aklım işte değil, nerde olduğunu da bilmiyorum :p

Bu akşam mübarek Regaib Kandili. Duaların kabul olunduğu gece.. Duaya ihtiyacım var dualarınıza beni de dahil edin. Bende herkes için dua edeceğim. Allah kabul buyurur inşaallah.. Herkesin Kandili mübarek olsun..

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Haftasonu Haftasonuu


Çabucak gelip geçen bir haftasonunun ardından tekrar biraradayız, öhömm, şimdi özetler :)
Neler yaptık haftasonu bi bakalııım; cumartesi malum çalıştık, iş çıkışı ben Kadıköy'e gittim, bir görüşme sebebiyle. Giderken de yolda hesap yapıyorum kafamda şu kadar zamanda işi halledip kalan zamanı da gezmeye ayırırım diye. Bi de ablamı aradım yoldayken, benim Kadıköy'e doğru gittiğimi öğrenince du bende geliyorum dedi, aha gezmeye de arkadaş çıktı :) İşimi halledip ablamla da buluşunca kendimizi Kadıköy'ün sokaklarına vurduk. Cüzdanlarımızı hafiflettikten sonra yağmurda da bi güzel ıslandık ama hiç şikayetçi değilim ıslanmak da güzeldi. Akşam da evde yalnızdım kocito Cumartesi de işe gitmişti ve akşam da geç geldi.
Pazar sabahı da çoook sevdiğim arkadaşlarıma çoook sevdiğim arkadaşlarımızla kahvaltıya davetliydik (V.nin eşi ve benim eşim hariç hepimiz sınıf arkadaşıyız, o garipler de ya alıştılar bize yada artık uyum sağladılar:) gayet keyifli bir gün geçirdik. Özy sağolsun döktürmüş mükellef bir masa bizi bekliyordu ve ben çoook açtım. Anında mamaları hüplettik ve gün boyu da mütemadiyen bişeyler yedik içtik, haa arada diyetten de dem vurduk ağzımız tıka basa doluyken, bu ne yaman çelişkiyse artık :) Akşama az kalmıştı kalktığımızda, biz şehrin öbür ucundaki evimize gidene kadar da baya geç oldu. Velhasıl kendi namıma güzel bir haftasonu geçirdim, tiz vakitte benzer organizasyonlarda bulunmak temennisiyle esen kalın efenim.

26 Nisan 2010 Pazartesi

Bol misafirli upuzuun haftasonu

23 nisan hemen herkes için resmi tatildi ama bizim öle bi lüksümüz olmadığından ben yıllık iznimden iki gün kullanmak suretiyle Cuma ve Cumartesi günlerimi kendime ayırdım. Bunun sebebi evi aldık alalı içimde ukde olan ev için Kuran okutma isteğiydi. Ben hazırlıklara Cuma'dan başladım evi genel hijyenden geçirip bilimum alışverişi yaptım ve akşama gelecek olan ilk misafirlerim için yemek hazırladım. Sevgili kayınvalidem ve eşimin kuzenleri Cuma akşamından geldiler ve beraber keyifli bir akşam geçirdik. Cumartesi sabah 7.30'da kalktım ve Kuran için ön hazırlıklara başladım, akabinde kahvaltı faslı derken ablam da geldi. Sağolsun benim için iki tencere sarma yapmış ve gelir gelmez de mutfağın hakimiyetini büyük bir mutlulukla kendisine devrettim, nihohoho :) Beyleri de evden sepetledikten sonra tüm hazırlıklarımızı tamamladık ve misafirlerimizi beklemeye başladık. Ben ikram olarak tavuklu pilav, zeytinyağlı sarma, tatlı ve ayrandan müteşekkil bir tabak hazırladım misafirlere. Yaklaşık 30 kişinin katılımıyla Kuran okuyarak dualarımızı ettik gelen herkesten Allah razı olsun, çok mutlu oldum çünkü. Hocamızda çok tatlı hatta tatlı - sert ve komik bir yaşlı teyzemizdi, sohbeti esnasında hem güldürdü hem düşündürdü bizi. Allah ondan da razı olsun. Sonrasında çayla beraber sohbet muhabbet derken misafirlerimizi uğurladık.
Akşam da eşimin en küçük kardeşi geldi bize. Pazar günüyse uzun bir kahvaltı faslından sonra kayınvalidemle biraz yürüyüş yaptık yakındaki ormana giderek. Sonrasında babaanneme uğradık ve eve geçtik. Büyük kaynım ve eşi geldiler beraber yemek yedik akşam da GS maçı için arkadaş bir çift dahil oldu bize. Saat 22:00'e geldiğinde tüm misafirlerimizi uğurlamış ve gayet yorgun olarak bir haftasonunu daha bitirmiştik..

Pazar sabahı kahvaltısı için hazırlamış olduğum pofidik kızartma tarifini de ekleyeyim:

1 yumurta
4 yemek kaşığı yoğurt
biraz beyaz peynir
aldığı kadar un
1 çay kaşığı karbonat
tuz (peynir tuzluysa ona göre ayarla)

Hepsini karıştırıp yoğurarak ele yapışmayan bir hamur yapılır. Merdaneyle yarım cm inceliğinde açılarak bardakla kesilip kızgın yağda kızartılır. Yağ tutmayan hafif ve puf puf çörekler elde edilir :) Afiyetle ister içine peynir koyarak ister nutella sürerek hüpletilir :)

19 Nisan 2010 Pazartesi

Gardrop detoksu



Dün kocitoyla kahvaltı masasında günün yapılacak işlerini sıralarken artık s.o.s. veren gardrobumuzu düzenleme işine el atalım dedik. Hazır kıştan yaza geçiyorken ve artık kışlıkları da kaldırma zamanı gelmişken bu işi yapmanın tam sırası dedik ve daldık :) 6 kapılı dolabı ancak 2 saatte toparlayabildik. Kışlıklar, kaldırılacaklar, atılacaklar, verilecekler, artık ömrünü tamamlayıp paspas olacaklar şeklinde bir ayrışıma giderek derledik topladık, arada sızlandık, zavallı kocam kendine yer kalmayışına itirazla kendime fermuarlı bir dolap alacağım dedi :p Ama sonunda ferah ve düzenli bir dolabımız oldu. Şunu farkettim insan ağırlıklarından kurtulunca ferahlıyor. Bu dolap için de geçerli, şu an dolap ferah ben ferah :) ve bişeyi daha farkettim; unuttuğum kıyafetleri tekrar keşfedince nerdeyse yeni almış kadar mutlu olduğumu.

Resim Kaynak

5 Nisan 2010 Pazartesi

Haftasonu neler ettik neleeer

Burası artık haftasonu raporlarını yazdığım bir yer halini almaya başladı..
Biz bu pazar gününü enn sevdiğim kadim dostlarım V. ve Ö. (kızlar size birer kod isim bulmak lazım böle olmuyor:) ve onların eşcağızlarıyla bir arada keyifli bir gün geçirdik. Milletin öğle yemeğini yediği bir saatte biz kahvaltıya oturduk:P Buna sebep, 150 defa gelmesine rağmen hala yolu öğrenemeyen sevgili arkadaşım V. 'dir(ahanda afişe ettim seni). Ama kocamın da yol tarif etmedeki becerisi(zliği)ni es geçmemek lazım. Benim için ve umarım onlar için de keyifli geçen bugünü V. ciğimin meşhur kısırıyla taçlandırdık, Ö.'cüğüm de narin parmakcıklarıyla yoğurmak suretiyle esas zahmeti çekti, çok nefisti yaw. Gene olsun gene yerim :p Keyifli güzel bir gün oldu netice itibariyle..
Akşam da onlar alemlere akmışlar ama bu kısmı es geçiyorum ve aramızdaki coğrafi mesafelere bağlıyorum! :)