1 Aralık 2016 Perşembe

Ortaya karışık

- Bir haftadır belim ağrıyor blog. Ama azimle doktora gitmeyip işe gelmeye devam ediyorum. Ne oturabiliyorum rahat ne yürüyebiliyorum. Öyle bir hal içindeyim işte, bekliyorum kendiliğinden başladığı gibi kendiliğinden de bitsin.
- Aralık ayına da gelsik. Öyle böyle 2016 nın da sonuna geldik ya. Korkuyorum ben blog, ülkemin gidişatından, dünyanın gidişatından, ahlakın dibe vurup orda kalmasından. Ne olacak nasıl olacak geleceğimiz, çocuklarımızın geleceği hiç bilmiyorum. Umutsuz olmak istemiyorum. Allah'a dua ediyorum.
- Sene sonu yoğunluğu geldi çattı, o da ayrı bir gerginlik sebebi. Böyle sıkışık sıkışık iş yapmak hiç içime sinmiyor ama napalım bu durumda elimden gelenin iyisini çıkarmaya çalışıyorum.
- Bir de sanırım sabrım azalıyor, tahammülüm bitiyor gün geçtikçe yapmacık insanlara karşı. Müthiş hesapçı insanlar var blog inanamazsın. Çaaat diye suratlarına suratlarına vurmak istiyorum içimden düşündükleri mi. De olmuyor işte yüzyüze bakıyoruz..
-Çok şükür bugün Cuma.
Şükür.


9 Kasım 2016 Çarşamba

Ben geldim!

Bloğuma kavuştum sonunda!
Bir süredir nedensiz bir biçimde şirket bilgisayarımdan bloglara erişim mümkün olamıyordu. Sanırım kullanılan güvenlik programlarından kaynaklanan bir durumdu. Nasıl olsa açılmıyor diye bende bakmıyordum buralara. Bugün tesadüfen blogspot uzantılı bir sayfaya tıkladım ve açıldı! Eski bir dosta kavuşmuş gibi hissettim bir an :) Çünkü burası benim işten bunaldığımda kaçtığım bir yer. Blog arkadaşlarımı okumayı seviyorum ve bence burası ayrı bir dünya. Bugün çoğu kişi instagramın büyüsüne kapılıp yazmayı bırakmış olsa da bence instagram blog yazmanın yerini doldurmuyor. Şöyle bir baktım da 2007 den beri aralıklı da olsa yazmışım hep. Aferin bana :)

Neyse, hızlıca bir ses verdikten sonra yeni yazılarla en kısa sürede geri gelmeyi umuyorum.
Görüşmek üzere.

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Yaz özeti..

 
 
Bloğa yazı yazma konusunda çok vasat bir ay oldu Ağustos. Nedense içimden hiç yazmak gelmedi, malum ülke gündemi hepimizi doğrudan etkiliyor. Bugün bunu biraz kırmak için bol resimli uzun bir yazıyla karşınızdayım.
 
Temmuz ayında Ramazan Bayramını geçirmek için ailelerimizin yanına Tranzon'a gitmiştik. Bol gezmeli görmeli bir tatildi.
 
Bu resimler Maçka Livera Camping'den. Arkadaşlarımızla bir geceliğine kalmaya Maçka'ya gelmiştik, gelmişken de buraları da gezdik. çok yüksekte, bir dağın eteğinde kurulan bu kamp alanında konaklamak için sazdan yapılmış bungalovlar var, ayrıca çadır da kurulabiliyor. Gittiğimizde akşam olmak üzereydi o yüzden resimler çok iyi değil ama gidilesi görülesi yerlerden.
 
 
 
 
Başka bir gün bütün aile Uzungöl'e gittik, bu bayramda tüm kardeşler eşler çoluk çocuk hepimiz Trabzon'da buluştuk, ilk defa böyle bir ayarlama yapabildik, on küsür yıllık Bingöl'lü eniştem bile ilk defa geldi Trabzon'a :) Biraz'da onu gezdirmek bahanesiyle hemen her gün kendimize bir rota çizdik. Uzungöl inanılmaz kalabalıktı, bayram dolayısıyla yerli turist fazlalığı vardı. çok fazla kalmadık, yemek yiyip döndük.
 
 
 

 
Orman gezileri, dağ tepe gezmek günlük faaliyetlerimizdi, yağmur izin verdiği ölçüde tabi.. yeşilin bin bir tonu arasında mis gibi havayı ciğerlerimize çeke çeke gezdik.
 
 

 

 
 
 
 
 
 
 
Bir başka gün meşhur Rize Ayder yaylasına gittik, şansımıza hava yine kötüydü ama olsundu, maksat gezmekti.
 
 
 
Bayram bitti, tatil bitti evimize işimize geri döndük, döndük dönmesine ama aklımızda ilk fırsatta bir tatil yapmak daha vardı. Sonra malum ülke gündemi tepetaklak oldu, darbe kalkışması, halkın bastırması, sokak nöbetleri.. Temmuz'un ikinci yarısı bunlarla geçti. Ağustosun ikinci haftasında bir haftalık deniz tatili planı yaptık. Bu tatilden çok resim yok ama gayet keyifli, eğlengeçli, bol yüzmeli sulu bir tatil oldu, Zeynep hep burda kalalım burda yaşayalım demeye başladığı an geri döndük.
 
 
 
Öyle böyle bir yaz daha bitti, sonbahara geldik, yarın 1 Eylül. Kış hazırlıkları, okul telaşları başlar yavaştan. Önümüz Kurban bayramı zaten. Allah ağzımızın tadını bozmasın, memleketçe huzurla bir bayram geçirelim inşallah..
 
Bir sonraki post kış hazırlıklarıyla ilgili gelecek. Will be in touch !

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Mutluluk

Ruhum sıkıldı gündemden. Güzel şeyler konuşalım artık, güzel şeyler olsun canım ülkemde. Hepimizin bu dünyada sınırlı vakti varken ömrümüzü kavgayla huzursuzlukla geçireceğimize güzelliklerle mutluluklarla geçirelim. Şükredelim, küçük mutluluklar katalım hayatımıza. İçinde bulunduğumuz şu an bir daha gelmeyecek, onu değerlendirmek de boşa harcamak da bizim elimizde..


18 Temmuz 2016 Pazartesi

Hainler Güruhu


15 Temmuz Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece yatsı namazımı kılmış kızımı yatırmaya hazırlanıyorken telefonumu üst üste gelen watsap bildirimlerine bakmak için açtığımda işyerindeki kızlarla kurduğumuz grupta Duaları, Allah korusunları görünce Noldu? Noluyor ? dedim. Tv bizde akşamları genellikle kapalı olduğundan haber vs hiç bakmamıştım. Darbe girişimi olduğunu öğrenince refleks olarak gruba yazdığım ilk şey “yemezler canım, Türkiye eski Türkiye değil” sözüydü.  Tv yi açıp haberleri görünce hele de TRT den okunan bildiriyi görünce şaşkınlığım yerini inanılmaz bir öfkeye bıraktı. Yıl olmuş 2016 sen hangi akılla kalkıp darbe yapmaya teşebbüs ediyorsun? Canım ülkemi düşürmeye çalıştıkları duruma bak! Pardon akılları aldıkları yerler belli de üzücü olan bu kadar hainin nasıl en güvenilen kurumda olabildikleri. Bu nasıl bir hainliktir, bu nasıl ihanettir aklım hafsalam almadı hala da alamıyor. Kalkamadık tv nin başından, şoklardan şoklara girerek. Bu memleket çok hain gördü de böylelerini ilk defa görüyor. Kendi halkı üzerine ateş açan, devletin en önemli kurumlarını uçaklarla helikopterlerle vuran, Meclise bomba atan,  operasyona çıkmaya hazırlanan 40 yetişmiş vatan evladını gözünü kırpmadan öldüren, ihanette sınır tanımayan REZİL AHLAKSIZLAR. Genel kurmay başkanının yüzünde en yakınındakilerin ihanetine uğramışlığının acısını gördüm. Şimdi tek tek toplanıyorlar bu ahlaksızlar, önce Allah sonra adalet gelsin haklarından. Dilerim kalan ömürlerinde vatana ihanet etmenin kara lekesiyle yaşarlar ve zelil bir şekilde ölürler.

Tüm bu yaşananlara tiyatro diyen, şortla tişörtle darbe mi engellenirmiş diye halkın direnişini tiye alan güruh, darbe olsaydı nasıl bir sabaha uyanacaklarını öngörebiliyorlar mıydı acaba? Uzaktan elitist demokratçılık oynayarak olmuyor bu işler, beğenmediğin makarnacı dediğin bu halk gözünü kırpmadan kendini tankların önüne attı, bu dayatmayı kabul etmedi. Kimse bu duruşu küçümseyemez.

Medya. Cnn TÜRK ve NTV, yaptıkları yayınlarla halkın haber alma ve örgütlenmesine inanılmaz katkıda bulundular. Takdire ve teşekküre şayanlar.

Yazılacak çizilecek çok konu var ama kafam bu kadar dağınıkken hislerimi ancak bu kadar toparlayabiliyorum. Tarih yazılırken içinde canlı şahidi olduk, bildiğim bir şey varsa bu halk bu hainliği hiçbir zaman unutmayacak. Bu da burda dursun.

28 Haziran 2016 Salı

Merhaba

Bu ay bitmeden bir ses vereyim. Mübarek Ramazan'ın son haftasındayız malum şurada bayrama 6 gün kaldı. Çok şükür rahat geçirdik, geçiriyoruz. Ama manevi olarak daha fazla şeyler yapmak isterdim bu ayda ama yorgunluk, vakit azlığı galip geliyor. Yarın işteki son günüm. Bayram tatiliyle birleştirip iki haftalık izin kullanacağım. Kafamı, bedenimi, ruhumu dinlendirip işe öyle geri dönmeyi planlıyorum, inşallah gerçekleştirebilirim.

Burayı okuyan herkese -hala varsa- şimdiden mutlu, huzurlu sağlıklı bayramlar geçirmelerini dilerim. Nice bayramlara ulaşalım inşallah!

Sevgiyle kalın.


31 Mayıs 2016 Salı

31 Mayıs

Günaydın,

Mayısın son gününün sabahından bir merhaba olsun.
İstanbul'da harika bir hava var bugün, ışıl ışıl bunaltmayan bir güneş, hafif bir rüzgar. Çok şükür bin şükür. İşe gelince yaptığım ilk iş bütün camları ardına kadar açmak oldu. İkinci çayımı da içtiğime göre işe başlayabilirim artık :)

Ama önce bir merhaba demek istedim buradan, okuyan varsa günü çok güzel geçsin !