31 Ağustos 2016 Çarşamba

Yaz özeti..

 
 
Bloğa yazı yazma konusunda çok vasat bir ay oldu Ağustos. Nedense içimden hiç yazmak gelmedi, malum ülke gündemi hepimizi doğrudan etkiliyor. Bugün bunu biraz kırmak için bol resimli uzun bir yazıyla karşınızdayım.
 
Temmuz ayında Ramazan Bayramını geçirmek için ailelerimizin yanına Tranzon'a gitmiştik. Bol gezmeli görmeli bir tatildi.
 
Bu resimler Maçka Livera Camping'den. Arkadaşlarımızla bir geceliğine kalmaya Maçka'ya gelmiştik, gelmişken de buraları da gezdik. çok yüksekte, bir dağın eteğinde kurulan bu kamp alanında konaklamak için sazdan yapılmış bungalovlar var, ayrıca çadır da kurulabiliyor. Gittiğimizde akşam olmak üzereydi o yüzden resimler çok iyi değil ama gidilesi görülesi yerlerden.
 
 
 
 
Başka bir gün bütün aile Uzungöl'e gittik, bu bayramda tüm kardeşler eşler çoluk çocuk hepimiz Trabzon'da buluştuk, ilk defa böyle bir ayarlama yapabildik, on küsür yıllık Bingöl'lü eniştem bile ilk defa geldi Trabzon'a :) Biraz'da onu gezdirmek bahanesiyle hemen her gün kendimize bir rota çizdik. Uzungöl inanılmaz kalabalıktı, bayram dolayısıyla yerli turist fazlalığı vardı. çok fazla kalmadık, yemek yiyip döndük.
 
 
 

 
Orman gezileri, dağ tepe gezmek günlük faaliyetlerimizdi, yağmur izin verdiği ölçüde tabi.. yeşilin bin bir tonu arasında mis gibi havayı ciğerlerimize çeke çeke gezdik.
 
 

 

 
 
 
 
 
 
 
Bir başka gün meşhur Rize Ayder yaylasına gittik, şansımıza hava yine kötüydü ama olsundu, maksat gezmekti.
 
 
 
Bayram bitti, tatil bitti evimize işimize geri döndük, döndük dönmesine ama aklımızda ilk fırsatta bir tatil yapmak daha vardı. Sonra malum ülke gündemi tepetaklak oldu, darbe kalkışması, halkın bastırması, sokak nöbetleri.. Temmuz'un ikinci yarısı bunlarla geçti. Ağustosun ikinci haftasında bir haftalık deniz tatili planı yaptık. Bu tatilden çok resim yok ama gayet keyifli, eğlengeçli, bol yüzmeli sulu bir tatil oldu, Zeynep hep burda kalalım burda yaşayalım demeye başladığı an geri döndük.
 
 
 
Öyle böyle bir yaz daha bitti, sonbahara geldik, yarın 1 Eylül. Kış hazırlıkları, okul telaşları başlar yavaştan. Önümüz Kurban bayramı zaten. Allah ağzımızın tadını bozmasın, memleketçe huzurla bir bayram geçirelim inşallah..
 
Bir sonraki post kış hazırlıklarıyla ilgili gelecek. Will be in touch !

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Mutluluk

Ruhum sıkıldı gündemden. Güzel şeyler konuşalım artık, güzel şeyler olsun canım ülkemde. Hepimizin bu dünyada sınırlı vakti varken ömrümüzü kavgayla huzursuzlukla geçireceğimize güzelliklerle mutluluklarla geçirelim. Şükredelim, küçük mutluluklar katalım hayatımıza. İçinde bulunduğumuz şu an bir daha gelmeyecek, onu değerlendirmek de boşa harcamak da bizim elimizde..


18 Temmuz 2016 Pazartesi

Hainler Güruhu


15 Temmuz Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece yatsı namazımı kılmış kızımı yatırmaya hazırlanıyorken telefonumu üst üste gelen watsap bildirimlerine bakmak için açtığımda işyerindeki kızlarla kurduğumuz grupta Duaları, Allah korusunları görünce Noldu? Noluyor ? dedim. Tv bizde akşamları genellikle kapalı olduğundan haber vs hiç bakmamıştım. Darbe girişimi olduğunu öğrenince refleks olarak gruba yazdığım ilk şey “yemezler canım, Türkiye eski Türkiye değil” sözüydü.  Tv yi açıp haberleri görünce hele de TRT den okunan bildiriyi görünce şaşkınlığım yerini inanılmaz bir öfkeye bıraktı. Yıl olmuş 2016 sen hangi akılla kalkıp darbe yapmaya teşebbüs ediyorsun? Canım ülkemi düşürmeye çalıştıkları duruma bak! Pardon akılları aldıkları yerler belli de üzücü olan bu kadar hainin nasıl en güvenilen kurumda olabildikleri. Bu nasıl bir hainliktir, bu nasıl ihanettir aklım hafsalam almadı hala da alamıyor. Kalkamadık tv nin başından, şoklardan şoklara girerek. Bu memleket çok hain gördü de böylelerini ilk defa görüyor. Kendi halkı üzerine ateş açan, devletin en önemli kurumlarını uçaklarla helikopterlerle vuran, Meclise bomba atan,  operasyona çıkmaya hazırlanan 40 yetişmiş vatan evladını gözünü kırpmadan öldüren, ihanette sınır tanımayan REZİL AHLAKSIZLAR. Genel kurmay başkanının yüzünde en yakınındakilerin ihanetine uğramışlığının acısını gördüm. Şimdi tek tek toplanıyorlar bu ahlaksızlar, önce Allah sonra adalet gelsin haklarından. Dilerim kalan ömürlerinde vatana ihanet etmenin kara lekesiyle yaşarlar ve zelil bir şekilde ölürler.

Tüm bu yaşananlara tiyatro diyen, şortla tişörtle darbe mi engellenirmiş diye halkın direnişini tiye alan güruh, darbe olsaydı nasıl bir sabaha uyanacaklarını öngörebiliyorlar mıydı acaba? Uzaktan elitist demokratçılık oynayarak olmuyor bu işler, beğenmediğin makarnacı dediğin bu halk gözünü kırpmadan kendini tankların önüne attı, bu dayatmayı kabul etmedi. Kimse bu duruşu küçümseyemez.

Medya. Cnn TÜRK ve NTV, yaptıkları yayınlarla halkın haber alma ve örgütlenmesine inanılmaz katkıda bulundular. Takdire ve teşekküre şayanlar.

Yazılacak çizilecek çok konu var ama kafam bu kadar dağınıkken hislerimi ancak bu kadar toparlayabiliyorum. Tarih yazılırken içinde canlı şahidi olduk, bildiğim bir şey varsa bu halk bu hainliği hiçbir zaman unutmayacak. Bu da burda dursun.

28 Haziran 2016 Salı

Merhaba

Bu ay bitmeden bir ses vereyim. Mübarek Ramazan'ın son haftasındayız malum şurada bayrama 6 gün kaldı. Çok şükür rahat geçirdik, geçiriyoruz. Ama manevi olarak daha fazla şeyler yapmak isterdim bu ayda ama yorgunluk, vakit azlığı galip geliyor. Yarın işteki son günüm. Bayram tatiliyle birleştirip iki haftalık izin kullanacağım. Kafamı, bedenimi, ruhumu dinlendirip işe öyle geri dönmeyi planlıyorum, inşallah gerçekleştirebilirim.

Burayı okuyan herkese -hala varsa- şimdiden mutlu, huzurlu sağlıklı bayramlar geçirmelerini dilerim. Nice bayramlara ulaşalım inşallah!

Sevgiyle kalın.


31 Mayıs 2016 Salı

31 Mayıs

Günaydın,

Mayısın son gününün sabahından bir merhaba olsun.
İstanbul'da harika bir hava var bugün, ışıl ışıl bunaltmayan bir güneş, hafif bir rüzgar. Çok şükür bin şükür. İşe gelince yaptığım ilk iş bütün camları ardına kadar açmak oldu. İkinci çayımı da içtiğime göre işe başlayabilirim artık :)

Ama önce bir merhaba demek istedim buradan, okuyan varsa günü çok güzel geçsin !


25 Nisan 2016 Pazartesi

Nisan'ın güzelliği

Tam bir ay aradan sonra merhaba sevgili bloğum. Arayı yine çok açtım ama hiç yazma isteği gelmedi içimden. Malum ülke gündemimiz, ne diyelim bugünler de gelip geçer inşallah daha fazla kayıplar yaşamadan..

En sevdiğim ayın yani Nisan ayının sonuna geldik bile. Neler yaptık bu ayda diye geriye dönüp bakmak gerekirse en başta; sevgili kızımın doğum gününü kutladık. Taa ne zamandır doğum günü için geri sayım yapıyordu, istisnasız her gün doğum günüme kaç gün var diye soruyordu. Sonunda o gün gelip çattı ve okulunda arkadaşları ile kutladığı parti çok keyifli geçti. Doğum günü hediyesini bana ayrı babasına ayrı aldırdı, ortak hediye olmazmış. Barbie oyuncaklarına iyice yatırım yapmış olduk böylelikle :) Bu arada belirtmek isterim ki insan kınadığı şeyi yapmadan ölmezmiş. Çocuğum olmadan önce, kızına habire oyuncak alan arkadaşımı eleştirirdim, oyuncağa verilen para bana o kadar fuzuli bir masraf kalemi gibi gelirdi ki anlayamazdım. Ta ki başımıza gelene kadar, hoş yine gereksiz görüyorum ama yine de tıpış tıpış gidip alıyorum.

Sınıfımızın kız anneleri olarak bir watsap grubu kurduk ve etkin bir şekilde görüşmeye başladık. Bu hafta sonu ilk ev oturmasını da yaptık, yakında bana da sıra gelir, gözüm korkmuyor da değil hani.

Gidilen yerler, yapılan şeyler yazacak daha bir çok ley var ama şimdilik bana müsaade. Bir daha arayı bu kadar açmamak ümidiyle, günlerimiz apaydınlık olsun..


25 Mart 2016 Cuma

Kısa kısa

Kısa da olsa bir ses vereyim.
 
Tam bir hafta önce bugün hafif kırgınlıkla başlayan hastalık beni yerle yeksan etti, perişan etti sayın okuyucu. Hala da tam olarak iyileşmiş değilim. Üç gün rapor, serumlar, ilaçlar biraz kendimi toparlayabildim. Bu yıl ikinci oldu bu. Bu senenin mikropları pek bir cevval, iyice süründürmeden bırakmıyorlar. Evde Zeynebe de geçmesin diye kaç gün uzak durdum çocuktan. En son biraz iyileştiğimde "yaşasın anneme artık sarılabileceğim" diyordu kuzucum.
 
Geçtiğimiz haftalarda İnsan Kaynakları gelip ilkyardım eğitimi almak ister misin dediğinde balıklama atlamıştım, eğitimine de keyifle katılmıştım. Yarın onun sınavı var. Eğitime katıldıktan sonra anladım ki herkesin bu konuda bilgi sahibi olması gerek, çok önemli bir konu. Minicik bir müdahale hayat kurtarabilir. Keşke okullarda ders olarak okutulsa da herkes öğrense. Ha ben çok mu iyi öğrendim, Allah kimseyi bana mecbur bırakmasın diyorum :)
 
İşler her zamanki gibi çok yoğun. Gelmediğim günlerin acısı da gayet güzel çıkıyor sonradan. Hasta yatağımdan bile mail cevaplıyordum en son.
 
İnsana insan gerek azizim. Bu konuda şanslıyım ki annem ve ablalarım yakınımda. Hastayken bunu çok daha iyi anladım.
 
Ülke olarak korkunç günler geçiriyoruz, her gün şehit haberleri, patlayan bombalar ölen masum insanlar. Ne kadar kolay bir insanı hayattan koparmak. Hainler. Oysa ne zor yetişiyor bir evlat. Annelerin yürekleri cayır cayır yakılıyor. Allah kahretsin bu hainleri, öyle ki düşündükleri her fitne kendilerine dönsün inşallah.
 
Kalın sağlıcakla.