Ne denir ki, ne denilebilir ki..
Offff..
Neden böyle?
Neden ülkemde hayat bu kadar ucuz?
Neden insanın kıymeti yok?
Neden gerekli tedbirler usulüne uygun alınmaz?
Neden herşeyimiz yarım yamalak ve kılıfına uydurulmuş?
205 ve belki daha da fazla ailenin yürekleri yangın yeri bugün.
Kadınlar kocalarını, çocuklar babalarını, anneler evlatlarını kaybettiler.
Allahım sen sabırlar ver..
Çok acı..
3 Mayıs 2014 Cumartesi
Mayıs
Merhaba blogcum. Nisanı bitirdik Mayısa geldik. Günler haftalar
nasılda hızla geçiyor. Yılın en sevdiğim zamanları bu zamanlardır. Sabahları
güneşli bir güne uyanmak, mis gibi taze temiz havayı içimize çekmek, ağaçların
yeniden yemyeşil olması hepsi ayrı şükür sebebi.
Dün yıllık iznimden bir gün kullandım ve işe gelmedim. Evin
beyi zaten tatildeydi –kurumsalşirketingözünüseveyim- kendi şirketleri bir ve
iki mayısı tatil ilan etmişti. Dedim ben de izin alayım, çoktandır ötelediğim
birtakım işleri halledivereyim. Öğlene doğru evden çıkıp evimize yakın olan,
Zeynep’i haftada birkaç gün oyun ve sosyalleşme amaçlı göndermek istediğim iki
yuvayı ziyaret ettim. Aklımda binlerce soru ve bir o kadar da endişeyle. Çocuktan
ziyade ben hazır değilmişim onu tek başına ayrı bir ortama sokmaya, onu
farkettim. Kreş yetkililerine bin tane soru sordum, netekim ben bu kadar kılı
kırk yarınca ikisi de içime sinmedi. Pencerelerdeki çocuk kilidine kadar sordum
yaw. Bir tanesine birazcık daha sıcak
baktım ama gerçekte bilmiyorum ki kreş seçiminde esas kriterler ne olmalı? Bu konuda
bana fikir verebilecek olan varsa çok memnun olurum. Zeynep ise bayıldı,
bahçede oyun ablasıyla oynadı, sınıflara girdi çıktı ve giderken biraz daha kalmak
istiyorum dedi. Akşam uyumadan önce ise,
içli içli sen beni bugün okula göndermedin dedi. (kendimi çocuğunu okutmayan veliler
gibi hissettirdi hanım J).
Ne diyeyim hevesi daim olur inşallah. Bir karar verip bu ay içinde başlatmak
istiyorum.
Okul gezme kısmı bitince, çoktandır kendim için bir şey yapmak
arzusunda olan ben, yakınlarımızda açılan yüzme havuzuna kaydolmak için gereken
tahlil vs işlerini de aradan çıkarayım dedim. Yakın bir hastaneye gidip
tahlilleri yaptırdım ama raporumu alamadım. Çünkü hafif bir enfeksiyon çıktı ve
doktor ilaç yazıp bir hafta kullanıp tekrar gelmemi söyledi. Herşeyde bir hayır
vardır misali farkında bile olmadığım bu rahatsızlığı öğrenip tedavisini olmuş olacağım.
Hastane sonrasında maaile yakınlardaki açık hava outlet’e
gittik. Her dışarı çıktığımda kıza çalışan ben bu sefer kendime çalıştım, üç
gömlek aldım. Kızı da es geçmedim tabi. Ona da bir tayt aldım. Kipa’nın
içindeki çocuk reyonu favorimdir tavsiye ederim. Ürünleri hem kaliteli
fiyatları da oldukça uygundur, özellikle indirim dönemlerinde oldukça uygun
fiyatlara çokça şey almışımdır ordan. Anneler günü vesilesiyle extra indirimler
de var bu ara. Babayla kız da parkta beraber takılınca bende rahat rahat gezdim.
En sonunda eşim arayıp da bizi unuttun galiba demesiyle toplaşıp eve döndük J
Ama çok da yorulmuşum. E bünye alışkın değil böyle tatildi
gezmeydi işlerine J
Selametle.
12 Nisan 2014 Cumartesi
İyi ki doğdun kuzucuğum
Bugün benim birtanecik kuzucuğumun doğumgünü. Üç yıl önce
bugün kavuşmuştuk birbirimize. Seni ilk gördüğümde o kadar tatlı gelmiştin ki
bana, miniciktin ufacıktın. Şimdilerde bana çat çat cevabını yapıştıran bir
bireysin, seçimlerin, arkasında durduğun tercihlerin var. Bazen çok
güldürüyorsun bizi bazen de sinirden çatlatıyorsun o keçi inadınlaJ. Ama bir sarılman, bir
öpücüğün dünyaya bedel. Seni o kadar çok seviyorum ki minik kuşum kelimelerle
anlatılmaz. İyi ki geldin, iyi ki bizim kızımızsın. Rabbime sonsuz şükürler
olsun. Seni ve tüm çocukları Mevlam korusun, kimseyi evladıyla sınamasın
inşallah. Hayat sana hep güzellikler getirsin güzel kızım, hep iyi insanlarla
karşılaş, hep mutlu, sağlıklı ve huzurlu ol inşallah.
Hani diyorsun ya hep; “annemi çok seviyorum, babamı çok
seviyorum, kendimi de çok seviyorum” diye, kendini hep sev kızım, kendinle
barışık ol ki mutlu ve huzurlu olasın.
Yeni yaşın sana güzellikler getirsin canım kuzum, nice nice
yıllara, sağlıkla, mutlulukla, huzurla, hep birlikte inşallah.
Canım benim.
21 Mart 2014 Cuma
Bi durun daa..
Gün geçmiyor ki yeni bir olay vuku bulmasın sayın seyirciler.
Her gün bir macera her gün bir aksiyon. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki gündem sabah ayrı değişiyor akşam ayrı hatta gece de ayrı.
Son olayımız Twitter yasağı. Bu yüzyılda iletişim araçlarının, fikir beyan etme unsurlarının hangi mantıkla yasaklandığını anlayan varsa beri gelsin lütfen. Geçmişte düşünce hürriyetinin mağduriyetini yaşayanlar bugün aynı mağduriyetleri başkalarına uygulamakta sakınca görmüyorlar. Saçmalığın dik alası.
Artık nasıl bir yasaksa ilk delenlerden biri de Reis-i Cumhur oluyor.
Komedi ülkesiyiz vesselam..
19 Şubat 2014 Çarşamba
Hüsran
Bugüne kadar onlarca kez internetten alışveriş yaptım. Çıkıp gezme imkanı olmayınca oturduğun yerden ihtiyaçlarını görmek büyük kolaylık bence. O kadar ki süpürgeme toz torbası bile almışımdır yani :) Genelde alışverişlerimi isim yapmış güvenilir sitelerden yaparım, çok şükür bir sorunla da karşılaşmadım şu ana kadar.
Bir önceki yazımda Markafoni'den sipariş verdiğimi yazmıştım. İlk defa ciddi hayal kırıklığı yaşadım diyebilirim. Çok beğenerek sipariş verdiğim ve hatta alışverişimin sebebi sayılabilecek standlı kurabiyelik kırık geldi maalesef. Ayrıca bence koydukları görseller de yanıltıcı. Resimlerde diğer servisler orta boy gibi görünse de gelen ürünler minnacık diyebilirim. Markafoni beni şaşırttın bu sefer. Otur, sıfır.
Bir önceki yazımda Markafoni'den sipariş verdiğimi yazmıştım. İlk defa ciddi hayal kırıklığı yaşadım diyebilirim. Çok beğenerek sipariş verdiğim ve hatta alışverişimin sebebi sayılabilecek standlı kurabiyelik kırık geldi maalesef. Ayrıca bence koydukları görseller de yanıltıcı. Resimlerde diğer servisler orta boy gibi görünse de gelen ürünler minnacık diyebilirim. Markafoni beni şaşırttın bu sefer. Otur, sıfır.
6 Şubat 2014 Perşembe
Ben geldim.
Ben niye bloğuma yazamıyorum artık. Hadi Aralık ayı çok
yoğundu, nefes bile aldırmadı desem yeri ama peki Ocak geldi geçti Şubat’tan
bile kaç gün gitti. Sanırım yazmayınca araya soğukluk giriyor. Neyse bu ataleti
kıralım bakalım artık.
Sessizce’nin cephesinde pek de değişen bir şey yok aslında.
Evden işe işten eve bir rutin sözkonusu. İş dediğim gibi çok yoğundu geçen ay.
Her sene sonundaki aynı yoğunluk. Çoğu akşam eve pert olmuş baş ağrılarına
garkolmuş bir şekilde gittim. Artık gözlerimin çok yorulduğunu ve bozulduğunu
hissediyorum. Zaten işte gözlük kullanıyordum ama evdeyken bile tv nin ışıkları
gözlerimi yorar oldu. Ah yaşlandım ben galiba. Yaşlandım demişken 10 Ocak’ta
bir yıl daha yaş aldım. Yıllar akıp gidiyor..
Zeynep hanım da büyüyor. Büyüdükçe karakteri şekilleniyor. Mesela
çok ısrarcı, kurallarımı hep esnetmeye meyilli. Örneğin ben bitti dediğim halde
hep bi tane daha izleyeyim (çizgi film), birazcık daha oynayayım (banyoda
sularla) gibi argümanlarla karşıma çıkıyor. O yüzden karşısında çok kararlı
durmak gerek, e böyle yapınca da hemen ağlamaya bağlıyor ama nasıl zorlama bir
ağlama, gülesim geliyor bazen.
Bilmiyorum bu dönem çocuklarında yaygın mı ama şu sıralar
evde hep rol değişikliği yapmak istiyor. Anne ben senin annen olayım mı bu
akşam? Yada oyuncak bebeklerinin annesi
olduğunu iddia ediyor kazara kızım dediysek bittik, annesi diyecek mişiz. Anne
işte olduğu için anneye duyulan özlemin bir yansıması mı acaba diye düşünmüyor
da değilim. Böyle haller içindeyiz
işte..
Bu aralar ben de ev dekorasyonlarına, mutfak eşyalarına
merak saldım. Anladım ki insan küçük de olsa değişiklikler istiyor. Henüz bir
şey yaptığım yok ama küçük şeylerle kendimi mutlu etmeye çalışıyorum. Dün Markafoni’den
alttaki cicileri kaptım. Bu tip küçük servisler lazımdı ne zamandır bana.
Kırılmadan gelirler umarım. Bi de instagramda ne güzel sofralar görüyorum,
millet iki kişilik sofra bile olsa bir özen bir itina. Acayip gaza geliyor
insan. Bu bakalım uygulayabilecek miyim J
Görüşürüz yine, bi daha arayı bu kadar açmam umarım.
14 Ekim 2013 Pazartesi
İyi Bayramlar
Neredeyse bir ay olacakmış bloga yazı yazmayalı.
İşte yoğunluk evde yoğunluk derken fırsat olmuyor gerçekten. Düşünün herkeşler şu dokuz günlük bayram tatilindeyken biz yine ve yine çalışıyoruz. Birçokları Bayram tatilinde kendini biryerlere çoktan atmış olsa da ben bu sefer evde olmayı istedim. Farklı şehir dışı programlar çıkmadı değil ama gerçekten canım istemedi nedense. Otururuz evimizde güzel güzel inşallah sağlık olsun yeter ki..
Bu vesileyle büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperek hepimizin mübarek Kurban Bayramını kutlarım. Allah'a emanet olun. Sevgiler.
İşte yoğunluk evde yoğunluk derken fırsat olmuyor gerçekten. Düşünün herkeşler şu dokuz günlük bayram tatilindeyken biz yine ve yine çalışıyoruz. Birçokları Bayram tatilinde kendini biryerlere çoktan atmış olsa da ben bu sefer evde olmayı istedim. Farklı şehir dışı programlar çıkmadı değil ama gerçekten canım istemedi nedense. Otururuz evimizde güzel güzel inşallah sağlık olsun yeter ki..
Bu vesileyle büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperek hepimizin mübarek Kurban Bayramını kutlarım. Allah'a emanet olun. Sevgiler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


